islamciyiz sohbet, musluman sohbet, musluman bayanlarla sohbet
güzel bir ilahi. ya taiba ilahi videoları
islami sohbet siteleri, islami sohbet odası, islami çhat siteleri
islam sohbet odaları, islam çhat odaları
musluman nesil, müslüman nesil, musluman nesil, müslümannesil
islamdini, diniislam, islami din, dini çhat, islami çhat
sefaat sohbet, şefaat sohbet, nur chat, sohbet sefaat, çetci
islamyolum, islam yolu, islam yolum, islami yol, islami yolum
musluman chat, musluman sohbet, muslumanlar, muslumanlar sohbet çhat, müslümanlar sohbet
kanal7 sohbet, kanal 7 sohbet, kanal7 islami sohbet, kanal 7 dini sohbet, çhat
islami chat, islami çhat, islami çet, islami cet,

Arapça Okunuşu;
Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi. ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel erd. Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.
Türkçe Meali (Anlamı);
Allah… O’ndan başka İlah yoktur. Diridir, Kaimdir. O’nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. İzni olmaksızın O’nun Katında şefaatte bulunacak kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. (Onlar ise) Dilediği kadarının dışında, O’nun ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır. Onların korunması O’na güç gelmez. O, pek Yücedir, pek büyüktür. (Bakara Suresi 255. Ayettir)
Fazileti ve Geçmişi;
Tevhid ilmiyle alakalı en büyük Ayet-i Kerimedir.
Geceleyin inmiş olan bu Ayet-i Kerimeyi, Efendimiz (SAV), Zeyd’i (RA) çağırarak yazdırmıştır.
Ayet-el Kûrsi indiğinde, dünyadaki bütün putlar ve krallar yere düşmüş ve başlarındaki taçları yuvarlanmıştır.
Şeytanlar birbirleriyle çarpışarak kaçıp, iblis’in yanına toplanmışlar ve ona bu karışıklığı haber vermişlerdir.
Peygamber Efendimiz’in(SAV) Ayet-el Kûrsi’de bulunan “Yâ Hayyu – Yâ Kayyumu”, “Hayy ve Kayyum olan ALLAH’ım Senin Rahmetinle yardım istiyorum” buyurarak (üzüntü ve keder anında) ettiği duadır. İsm-i Azâm olduğu da rivayet edilmekle beraber, Ariflerin Sultanı Beyazıd-ı Bistami (RA) “Bu ismin belli bir tarifi yoktur, lâkin sen kalbini herşeyden boşaltıp, onu ALLAH’ın C.C. Vahdaniyyetine teslim ederek istediğin İsimle zikret” buyurmaktadır.
Ayet-el Kûrsi’de bulunan Esma-i İlahiye hiçbir Ayet-i Kerimede yoktur. Çünkü bu Ayet-i Kerime’de, bazısı açık, bazısı gizli olmak üzere onyedi yerde ALLAH’u Teâlâ’nın İsmi geçmektedir.
Yatmadan okuyana ALLAH’u Teâlâ tarafından bir koruma verilir, sabaha kadar hiçbir şeytan yaklaşamaz.
Yâ RasulULLAH (SAV) Kur’ân-ı Kerimin hangi Sûresi(derece bakımından) daha büyüktür? Diye soran Sahabe’ye(RA), “İhlâs Sûresi” buyurdu. O Sahabe(RA) “Kur’ân-ı Kerimde hangi Ayet(Fazilet bakımından) daha üstündür.” diye sorunca, Peygamber Efendimiz(SAV) “Ayet-el Kûrsi’dir” buyurdu. (Darimi)
Ayet-el Kûrsi’yi okuyan kimse yedi kalenin içine girmiş gibi muhafaza edilir. Ayet-el Kûrsi, Kur’ân-ı Kerimin dörtte biridir.
Efendimiz(SAV) buyurdu ki; “İlim sana olsun ey Eba Münzir, Canım Kabza-i Kudretinde olan ALLAH’a C.C. yemin ederim ki, muhakkak Ayet-el Kûrsi’nin bir dili ve ikide dudağı vardır ki, Arş’ın direğinin yanında Melik-i (Müteâl olan ALLAH’u Teâlâ Hazretlerini) takdis eder(O’na Tazimde bulunur.)” (Ebû Dâvud, Ahmed İbni Hambel)
Efendimiz(SAV) buyurdu ki; “Her kim, her farz namazın arkasından Ayet-el Kûrsi’yi okursa, Cennete girmekten onu ancak ölüm men eder.Her kim onu yatacağı zaman okursa, ALLAH’u Teâlâ ona kendi evi, komşusunun evi ve etraftaki evler hakkında güvence verir.” (Beyhâki)
Efendimiz(SAV) buyurdu ki; “Bakara Sûresinde bir Ayet vardır ki Kur’ân Ayetlerinin Efendisidir. Şeytan olan herhangi bir evde okunursa (şeytan) o evden çıkar. (O Ayet) Ayet-el Kûrsi’dir.” (Beyhâki)
Efendimiz(SAV) buyurdu ki; “Her kim farz namazın arkasında Ayet-el Kûrsi’yi okursa, diğer namaza kadar ALLAH’ın C.C. zimmetinde olur.” (Heysemi)
Efendimiz(SAV) buyurdu ki; “Her kim Ayet-el Kûrsi’yi ve Bakara Sûresinin sonunu sıkıntılı(kederli) anında okursa ALLAH C.C. ona yardım eder” (Suyuti, Dürrül Mensûr)
(şeytan, cinler v.s. şerli yaratıkların şerrinden ve anne yada çocuğuna zarar vermelerinden yada öldürmelerinden korunmaları için) Doğum yapacak kadının, Ayet-el Kûrsi, A’raf 54. Ayeti sonuna kadar, Felâk ve Nâs Sûrelerini okuyarak ALLAH’u Teâlâ’ya sığındırılması gerekir(Hadis-i Şerifle bildirilmiştir).
Efendimiz(SAV) buyurdu ki; “Sen Ayet-el Kûrsi’den neredesin? O herhangi bir yemek veya katık üzerine okunursa mutlaka ALLAH C.C. o yemek ve katığın bereketini çoğaltır.” (Suyuti)
Efendimiz(SAV) Sûre-i Bakaranın sonunu(Amener Rasûlü) ve Ayet-el Kûrsi’yi okuduğu zaman gülerdi ve “Onlar Arş’ın altındaki, Rahman’ın (Teâlâ) hazinesindendir.” buyururdu. (Suyuti)
Seleme İbni Kays(RA) “ALLAH’u Teâlâ, ne Tevratta, ne İncil’de, nede Zebur’da Ayet’el Kûrsi’den daha büyük bir Ayet indirmedi.” (Suyuti)
Ayet-el Kûrsi, cinlere karşı kendisinden yardım alınacak duaların en büyüğüdür. Ayet-el Kûrsi’nin insandan şeytanları kovmakta çok tesirli olduğunu söylemişler, ayrıca saralı kişiye, şeytanın kendisine yardım ettiği sahir(büyücü), kâhin, falcı, nefis ve şehvet ehli, zulüm ve gazab erbabı üzerine sadakatle okunulduğunda onların şeytanlarını etkisiz hale getirmekte de büyük gücü olduğunu denemişlerdir. Ancak sadakatle okunması şartı koşulmuştur.
Herhangi bir muradın hasıl olması için Ayet-el Kûrsi 313 kere okunduğunda, dünya ve Ahiret hakkındaki o istek ALLAH’ın C.C. izniyle hasıl olur(ne bir eksik ve ne bir fazla okunmamalıdır bu sayıların adedi çok önemlidir).
Cin musallat olan çocuğa 18 kere Ayet-el Kûrsi okunursa BİİZNİLLAH şifa bulur.
Yemeğe okunursa yemek bereketlenir.
Devamlı okunursa unutkanlığı giderdiğini Hz Ali (K.V.) buyurmuştur.
Evden çıkarken okuyan her işinde muvaffak olur ve hayırlı işleri başarır. Evine gelince okursan iki Ayet-el Kûrsi arasındaki işlerin hayırlı olur ve fakirliğin önlenir.
Bir kimse evinden çıkarken Ayet-el Kûrsi’yi okursa, Hakk Teâlâ yetmiş Meleğe emreder, o kimse evine gelinceye kadar ona dua ile istiğfar ederler.
Gişede umduğunu bulamayan “Yüreğine Sor”un yönetmeni Yusuf Kurçenli, başrol oynattığı Tuba Büyüküstün’e sitem etti: “Filme hiç destek vermedi.
Hayal kırıklığının sorumlusu
* “Yüreğine Sor”, 12 Mart’ta izleyiciyle buluştu. Ancak film, bugüne dek yalnızca 85 bin 500 kişi tarafından izlendi. Önceki gün Capital Alışveriş Merkezi’nde halkla filmi izleyen Yusuf Kurçenli, gişedeki hayal kırıklığından Tuba Büyüküstün ve onun yeni dizisi “Gönülçelen”in yapımcısı Tomris Giritlioğlu’nu sorumlu tuttu.
Giritlioğlu ambargo koydu
* Ünlü yönetmen, Giritlioğlu’nun Büyüküstün’e ambargo koyduğunu öne sürdü: “Tuba filme hiç destek vermedi, düzenlenen organizasyonlara katılmadı. Ama ben onun gelmek isteyip de gelemediğini düşünüyorum. Tomris Giritlioğlu hiçbir şeye izin vermedi, o da filmin tanıtımı için zaman ayırmadı.”
Yaklaşan dev derbi öncesi Galatasaray taraftarları da ezeli rakipleri Fenerbahçe’ye sürpriz hazırlıklar yapıyor.
Sezonun ilk yarısında Kadıköy Şükrü Saraçoğlu Stadyum’unda oynanan Fenerbahçe-Galatasaray mücadelesinde sonra sarı lacivertliler; 3-1′lik galibiyeti stat hoparlörlerinden çalınan Kayahan’ın bestelediği ‘Mor Menekşe’ şarkısıyla kutlamışlar ve ezeli rakiplerinin bu sezon giydiği mor formaya göndermede bulunmuşlardı.. 
Filistin kaynakları, Apaçhilerin Cebeliya’da en az iki füze fırlattığını duyurdu. Elde edilen ilk bilgilere göre İsrail ordusu, Gazze’nin kuzeyindeki bir direnişçi grubu hedef aldı. Direnişçiler saldırıdan yara almadan kurtuldular.
İsrail ordusuna ait savaş uçakları dün gece de Gazze’ye füze saldırısı düzenlemiş, saldırıda 4 Filistinli yaralanmıştı.
Kudüs’te Çatışma
Kudüs’ün Silvan mahallesinde saat 21:00 sularında şiddetli çatışma çıktı
Çatışma, bazı Yahudiler’in Mescid-i Aksa yakınlarındaki Silvan mahallesinde, Kudüslüleri kışkırtıcı girişimlerde bulunması üzerine çıktığı öğrenildi. Kudüslüler de Yahudiler’i taşlayınca çatışma şiddetlendi.
Yerleşimcileri Silvan mahallesinden çıkarmak için bölgeye çok sayıda İsrail polisinin sevkedildi. İsrail askerleri, Silvan mahallesine ses ve gaz bombaları atarak girdi. Aynı saatlerde Kudüslülerin de sık sık tekbirler getirdikleri bildirildi.
Yaklaşık 2 saat süren çatışma az önce sona erdi. Çatışmada iki Kudüslü yaralanırken 8 Kudüslü de tutuklandı.
İsrail askerleri neden korkar?
İsrail’in Kudüs’te yeni yerleşim alanları açma planı bölgeyi yeniden gergin bir ortama sürükledi. İşte bu görüntüler de söz konusu gergin ortamda çekildi. Kudüs’ün Müslüman bölgesinde sokakta dolaşan tepeden tırnağa silahlı iki israil askeriyle Filistinliler öyle bir dalga geçiyor ve korkutuyor ki o iki silahlı İsrail askeri arkasına bakmadan kaçıyor. İşte video paylaşım sitelerine düşen o ilginç görüntü.
İngiliz bilimadamları cilt kanserini tedavi edecek elektronik yara bandı geliştirdi. “Ambulight PDT” isimli 5 cm’lik bant, üç saat şarj ediliyor ve özel kremi sürülüp omza takıldıktan sonra kumandasıyla çalıştırılıyor.
50 hasta üzerinde başarılı sonuç veren bant, yaydığı ışık sayesinde kanserli hücreleri yok etmeyi başarıyor ve yara izi de bırakmıyor.
Yapılan araştırmalar internette kullanılan şifrelerin aslında sanıldığının aksine hiç de güvenli olmadığını oraya koyuyor. Bu tip araştırmalara bir yenisi eklendi. Cambridge Üniversitesi’nde görevli Joseph Bonneau’nun yaptığı araştırmaya göre güvenli olmayan sadece şifreler değil, şifre hatırlama soruları da büyük risk içeriyor.
Şifrenizi unutmanız durumunda yeni şifre oluşturmanıza olanak veren gizli sorularınızın cevaplarının incelendiği araştırmada oldukça kritik sonuçlar yer alıyor. En basit yöntemlerle annenizin kızlık soyadını veya ilkokulunuzun adını tahmin etmek için 80 deneme genellikle yeterli oluyor. Örneğin ilkokul öğretmeninizin adını şifre hatırlatma sorusu olarak belirlemenin güvenli bir tercih olduğunu düşünebilirisiniz ama Ayşe, Hatice ve Ahmet gibi isimlerden birindeyse şifreniz 80 denemeye gerek kalmadan önce kolaylıkla kırılmış olabilir.
Bonneau bu konuya en önemli örnek olarak 2008 ABD Başkanlık Seçimleri esnasında başkan yardımcısı adayı Sarah Palin’in şifresinin hatırlatma sorusunun herkes tarafından biliniyor olması, Yahoo mail hesabının hack edilmesi ile sonuçlanmıştı.
Elazığ depreminde ölen annesini evlerinin enkazında arayan 8 yaşındaki Keko Çiçek’in babası, Almanya’dan önceki gece döndü.Hamburg’da çalışan Mehmet Ali Çiçek, çadırda uyuyan oğlu Keko’ya sarılıp, “Artık seni hiç yalnız bırakmayacağım” dedi. Oğlunu kucağına alan ve sık sık öpen baba Çiçek, 27 yaşındaki eşi Ayten ve 3 yaşındaki küçük oğlu Emre’nin altında kaldığı enkazı görünce sinir krizi geçirdi.Küçük oğlunu hiç görmedi
Baba Çiçek’in, eşi 8 aylık hamileyken Almanya’ya gittiği ve depremde hayatını kaybeden küçük oğlu Emre’yi hiç görmediği ortaya çıktı. Daha iyi bir ev alabilmek, daha iyi bir yaşama kavuşmak için Almanya’da para biriktirdiğini söyleyen Çiçek, şunları anlattı:
Bir daha onu bırakmam
“Küçük oğluma ne sarılabildim ne onu koklayabildim. Acı haberi Almanya’da aldım. Ancak Elazığ’a haftada bir uçak olduğu için hemen gelemedim. Ailemi yalnız bırakıp gurbet ellere gitmek istemezdim ama burada iş yoktu. Hamburg’da meyve bahçesinde çalışıyordum. Tek hedefim ev alacak kadar para biriktirmekti. Ama olmadı. Artık Almanya’ya dönmeyi düşünmüyorum. Keko’yu hiçbir zaman yalnız bırakmayacağım.”
Kovancılar İlçesi’ne bağlı Okçular Köyü’nde çöken 2 katlı kerpiç evde, Ayten Çiçek ve 3 yaşındaki oğlu Emre Çiçek ölmüş, Keko ise hafif yaralı olarak kurtarılmıştı.
Celalettin Ada Dermanım Allah
Sihir nedir? Dinimizdeki yeri…
İmansızlık, ahlâksızlık ve aldatmak sihrin köküdür.
Bundan Dolayı sihir nasıl yapılır , Sihirin çeşitleri veya sihir kitaplarındaki konuları ayrıntı yazmayacağim sadece sihrin ne olduğu ve islamiyetteki yeri bizler için bilinmesi yeterli konulardır.

Sual: Abdestte, namazda, temizlikte ve niyette vesvese eden, bunlardan nasıl kurtulur?
CEVAP
Vesvese, şeytanın verdiği zararlı olan şüphedir. Vesvese etmek günahtır. Günah işlememek için vesveseye hiç itibar etmemelidir. İki hadis-i şerif meali:
(Vesvese şeytandandır. Abdest alırken, guslederken ve necaset temizlerken, şeytanın vesvesesinden sakının.) [Tirmizi]
İnsanlar var olmasını istedikleri, fakat dünya şartlarında mümkün olmayan şeyleri kimi zaman filmlere, romanlara konu yaparlar. Bu tür fikirleri fantastik, ütopik gibi sıfatlarla nitelendirerek gerçekdışı olduklarını vurgularlar. Çoğu insan bu hayal ürünü mükemmelliklerin gerçek olmasını ister, bunlara özenir. Ancak dünya şartlarında bunların gerçekleşmesinin olanaksız olduğunu bilmek ve bu güzellikleri sadece hayal etmek onların ruhunda derin bir zevk oluşturmaz. Aksine yaşadıkları ortamdaki eksikliklerin biraz daha farkına vararak dünyanın gerçek yüzünü görmelerine, bu da kendi deyimleriyle “keyiflerinin kaçmasına” sebep olur. Elbette ki tarif ettiğimiz bu ruh hali iman etmeyen kişiler için söz konusudur
Ahiretin varlığına kesin bir bilgiyle iman eden müminler ise, hayal gücünün sınırlarını zorlayan tüm ihtimallerin Allah’ın “ol” demesiyle gerçekleşebileceğini, ahirette cennet nimeti olarak karşılarına çıkabileceğini bilirler. O halde insan, dünyada “olsa ne güzel olur” diye düşündüğü her güzellik ve nimete cennette kavuşabilmeyi umabilir. Bu umut içindeki insan, istediği herşeye kavuşabileceği cenneti hak edebilmek için ciddi bir çaba göstermeye başlar

İslam’da Evlilik Nasıl Gerçekleşir
NİKAH
İslam Dini, her sahada olduğu gibi evlilik konusunda da ince eleyip sık dokumaktadır. Çünkü aile, İslam toplumunun can damarı, sarsılmaz temeli ve köşe taşı konumundadır. Aile yapısı ne kadar sağlam olursa, toplum o denli sağlam ve sağlıklı olur. Ailenin temel taşları, dikili direkleri ise anne ve babadır.
Sağlam ve sağlıklı, huzurlu ve mutlu, kalıcı ve sürekli, tutarlı ve dengeli bir toplum hedefleyen İslam, bu toplumu oluşturan ailelerin kuruluşunda izlenecek yolu, çok açık bir biçimde ortaya koymuştur.
Ailenin oluşumunda en önemli öğe, eş seçimidir. Kadın olsun erkek olsun eş seçimi, mü’minlerin en çok dikkat etmeleri gereken hususların başında gelmektedir. Eş konusunun çok titiz bir şekilde çözümlenmesinden sonra Müslüman için hayat daha anlamlı, daha kolay ve daha rahat olacaktır. Herşeyden önce yüce Allah’ı razı etme konusunda, bu durum çok açık bir şekilde kendisini gösterecektir.
Alemlerin Rabb’i olan yüce Allah’ı razı etme konusunda Müslüman eşler, birbirlerine yardımcı olacak, birbirlerinin eksikliklerini giderecek, birbirlerini teşvik edecek ve ideal Müslüman bir aile örneğini ortaya koyacaklardır. Böyle bir aile ortamında filizlenip yeşerecek çocuklar da toplumda örnek insanlar olacaklardır. Böyle insanlardan teşekkül edecek bir toplum ise, diğer toplumlar içinde örnek bir toplum olarak varlığını idame ettirecektir.

SuaL Guslü gerektiren hâller nelerdir?
CEVAP Hayz veya lohusalık hâli bitince yahut cünüp olunca gusletmek farzdır.
Hayz bitince, cünüp de olursa, ikisi için bir gusül yetişir. Kadın cünüp iken hayz görürse, isterse hemen gusleder, isterse hayz bitene kadar bekler, sonra ikisi için bir defa gusleder. Üç şekilde cünüp olunur:
1- Zekerin [penisin] ucu, sünnet derisi altındaki yuvarlak kısım, ferce [hazneye] girince erkek de, kadın da cünüp olur.
2- Erkekte koyu beyaz ve kadında akıcı sarı menî, yerinden şehvetle kopup çıkarsa cünüp olunur.
3- İhtilâm ile, yani rüyâda şehvetlenip uyandığı zaman, menî akmış olduğunu gören erkek ve kadın cünüp olur. Rüyada ilişkide bulunduğunu görür, fakat uyanınca meni akmamışsa, meni yoksa gusletmez. Bazı alimler kadının menisi içeri akar, ihtiyaten yıkanması iyi olur demişlerdir.
SuaL Guslü gerektiren hâller nelerdir?
CEVAP Hayz veya lohusalık hâli bitince yahut cünüp olunca gusletmek farzdır.
Hayz bitince, cünüp de olursa, ikisi için bir gusül yetişir. Kadın cünüp iken hayz görürse, isterse hemen gusleder, isterse hayz bitene kadar bekler, sonra ikisi için bir defa gusleder.
Üç şekilde cünüp olunur:
1- Zekerin [penisin] ucu, sünnet derisi altındaki yuvarlak kısım, ferce [hazneye] girince erkek de, kadın da cünüp olur.
2- Erkekte koyu beyaz ve kadında akıcı sarı menî, yerinden şehvetle kopup çıkarsa cünüp olunur.

ReGaib KanDiLi
1: Regaip, elde edilmesi arzu edilen değerler demektir. Bu mübarek gecede, Yüce Mevla kullarına bol bol rahmet ve hibede bulunduğu için bu adı almıştır
Regaip gecesinin içinde bulunduğu Recep ayı, halk dilinde “üçaylar” olarak anılan rahmeti, bereketi ve mağfireti bol olan manevi bir ticaret mevsimine girişimizin habercisidir. Recep ayı Kuranda haram aylar diye anılan dört aydan bir tanesidir. Regaib gecesinin böyle bir ayın içinde yer alması, aynı zamanda bu gecenin önemini de ifade etmektedir. Konuya ilişkin ayette Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

Kadir Gecesi
Kur’ân-ı Kerîm’de medhedilen en kıymetli gecedir. Kadir gecesinin fazîleti, üstünlüğü (bin aydan daha fazîletli, kıymetli, hayırlı olduğu), bizzât Allahü teâlâ tarafından, Kadir sûresinde açıkça bildirilmiştir.Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak, bu mübarek gecenin kıymet ve faziletini şöyle beyan buyurmaktadır:”Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar.”
Mevlid Kandili
Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.
O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.
İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen “Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?” sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.

MİRAC KanDili

Zulümden kaçının. Zira zulüm, kıyamet günü karanlıklar olacaktır. Cimrilikten de kaçının, zira cimrilik, sizden öncekileri helak etmiş, onları birbirlerinin kanlarını dökmeye, haramlarını helal addetmeye sevk etmiştir.”.”: Muslim, Birr 56; Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 357..
Cenab-ı Hak buyuruyor.”: ‘Apaçık kitaba yemin olsun ki, Biz Kur’an-ı mübarek bir gecede indirdik. Biz, gerçekten uyarıcıyız. O mübarek gecede, her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir..

Allahu Tealâ’nin kullarina son derece merhametli ve sefkatli oldugunu biliyoruz.
Hz. Peygamber A.S.’in ifadeleriyle, “bir annenin kucagindaki bebegine sefkatinden daha sefkatli.”
Böyleyken niçin kurallar koyuyor?
O kurallar bütünü içindeki yasaklarla insanlari neden kisitliyor?
Yasaklarin amaci ne olabilir?
“Yasak” her ne kadar olumsuz bir kavram ise de, dinimizdeki yasaklar olumlu sonuçlar elde etmek için konulmustur.
Yasak olumsuz bir kavramdir dedik, çünkü ilk bakista bütün yasaklar
hürriyet ve özgürlükleri kisitlayan, insanoglunun faaliyetlerini daraltan unsurlar gibi gözükür.
Zihnimizde uyandirdigi bu ilk çagrisimlara ragmen biliyoruz ki, yasaklar bir taraftandan da büyük felaketlerin, feci akibetlerin önlerine çekilen setler gibidir.
Bu nedenle hem egitimde, hem de her türlü mevzuat ve yasal düzenlemelerde mutlaka yasaklar vardir.


ALLAH KATINDA DİN İSLÂMDIR
Değerli kardeşlerim!
Yüce Rabbimiz, on dört asır önce, âlemlere rahmet olarak gönderdiği son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) aracılığıyla İslâm Dini’ni bütün insanlığa tebliğ etti. Allah’ın varlığına iman etmek, O’nun birliğini kabul etmek, O’na hiçbir şeyi ortak koşmamak ve yalnızca O’na ibadet etmek, bu dinin temelini teşkil ediyordu. Bu ilahi mesaj, aynı zamanda insanlığı hakka ve hakikate, adalete, bilgiye ve hikmete dayanan güzel ahlâka davet ediyordu. Zulmü, cehaleti ve fitneyi terk etmeye; fakiri, yoksulu, yetimi, yolda kalmışı koruyup kollamaya; komşusu aç iken tok yatmamaya çağırıyordu.

SuaL: Bayramda neler yapmak gerekir?..
CEVAP: Bayramda erken kalkmak, gusletmek, misvak kullanmak, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz elbise giymek, sevindiğini belli etmek sünnettir. Bayram günü yüzük takmak, karşılaştığı müminlere güler yüzle selam vermek, fakirlere çok sadaka vermek, İslamiyet’e doğru olarak hizmet edenlere yardım etmek, dargınları barıştırmak, akrabayı, din kardeşlerini ziyaret etmek, onlara hediye götürmek sünnettir. Bayram gecelerini ihya eden, büyük saadete kavuşur. Bir hadis-i şerif meali şöyledir (Bayram gecelerini ihya edenin kalbi, kalblerin öldüğü günde ölmez.) [Taberani] Dargın olanların, bayramı beklemeyip, hemen barışması gerekir. Allahü teâlâyı ve Peygamber efendimizi seven, insanların kusurlarına bakmaz, hoşgörülü olur. İyi insan [mümin], herkesle iyi geçinir. Başkalarına sıkıntı vermediği gibi, onlardan gelecek eziyetlere de katlanır. Bir kusuru için kimseye darılmamak gerekirBayramda küs durulmamalı Dargınlık olsa bile üç günden fazla sürmemelidir. Şayet bayrama kadar süren bir dargınlık olduysa, daha fazla gecikmeden barışmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Birbirinizle münasebeti kesmeyin! Birbirinize arka çevirmeyin! Birbirinize kin ve düşmanlık beslemeyin! Birbirinizi kıskanmayın! Ey Allah’ın kulları kardeş olun! Bir Müslümanın diğer kardeşine darılarak üç günden çok uzaklaşması helal değildir.) [Buhari] (Müslümana üç günden fazla dargın duran, Cehenneme gider.) [Nesai] (Birbirine dargın iki kişiden, hangisi önce selam verirse, günahları affolur. Verilen selamı öteki almazsa, bu selamı melekler alır. Selam almayana da şeytan, sevinerek iltifatta bulunur.) [İ. Ebi Şeybe]Müminin kardeşine üç günden çok dargın durması caiz değildir. Üç gün sonra, ona selam verip hatırını sormalıdır. Onun selamını alırsa, birlikte sevaba ortak olurlar. Selamını almazsa günaha girer. Selam veren de, küs durma mesuliyetinden kurtulmuş olur.) [Ebu Davud] (İki kişi, birbirine dargın olarak ölürse, Cehennemi görmeden Cennete giremez. Cennete girseler de birbiriyle karşılaşamazlar.) [İbni Hibban]Din kardeşiyle bir yıl dargın duran, onu öldürmüş gibi günaha girer.) [Beyheki] (Ameller, pazartesi ve perşembe günleri Hak teâlâya arz olunur. Hak teâlâ da, kendisine şirk koşmayan herkesi affeder. Ancak bu mağfiretten birbirine kin tutan iki kişi istifade edemez. Hak teâlâ “O iki kişi barışıncaya kadar amellerini bana getirmeyin” buyurur.) [İ. Malik] Bayram ziyaretleriSuaL: Bayram ziyaretlerinde neye dikkat edelim, önce kimleri ziyaret edelim?Cevap: Fasık olan, günah işlememize sebep olacak akrabayı ziyaret lazım değildir. Fakat salih olan akrabayı ziyaret gerekir. Salih arkadaşları ziyaret de çok sevaptır. Ziyaret, yalnız Allah rızası için olmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:Bir kimse, köydeki arkadaşını ziyarete gider. Hak teâlâ, buna bir melek gönderir. Melek o adama der ki:Böyle nereye gidiyorsun?Bu köyde bir arkadaşım var. Onu ziyarete gidiyorumBunun sana bir iyiliği, bir yardımı dokundu da onun için mi gidiyorsun?Hayır, sırf Allah rızası için ziyaretine gidiyorum.Müjdeler olsun sana! Beni Allahü teâlâ gönderdi. Hiçbir karşılık beklemeden arkadaşını ziyarete gittiğin için Allahü teâlânın sevgisine mazhar oldun.) [Hakim]Bir din kardeşini ziyaret edene bir melek, “Ne mutlu sana, Cennete girmiş oldun” der. Hak teâlâ da buyurur ki: (Benim için ziyaret eden kuluma, Cennette hoşlanacağı mükafatlar vereceğim”) [Bezzar]Hiç bir kul yoktur ki, din kardeşini Allah için ziyaret etsin de, bir melek, “Ne iyi ettin, Cennet sana helal olsun” demesin. Allahü teâlâ da buyurur ki: “Kulum beni ziyarete geldi. Bana da onu ağırlamak düşer.) [Ebu Ya’la]Din k 
Kıyamet Günü Yaklaşarak Gelmektedir
Ölüm gitgide yaklaşıyor. İster genç olun ister yaşlı, geçen her gün, hatta her dakika ölüme biraz daha yaklaşıyorsunuz. Zamana karşı koyamıyor ve ölümün yaklaşmasına bir türlü engel olamıyorsunuz. Almakta olduğunuz önlemlerin hiçbiri sizi ve çevrenizdekileri “geçici” olmaktan alıkoyamıyor. Dünyadaki herşey gibi siz de yaşamınızı sona erdirecek güne doğru ilerliyorsunuz.Ancak dünyada ölümlü olan yalnız insan değildir. Diğer tüm canlılar, yeryüzü, hatta tüm evren de ölümlüdür, yok olacakları bir gün belirlenmiştir. İşte o gün “son gün”dür. O günden sonra dünya hayatı son bulacaktır. Yokoluş günü yalnızca dehşetin yaşandığı, boyutları hiçbir insanın tasavvur edemeyeceği kadar korkunç, aynı zamanda görkemli bir “son gün” olacaktır. Yeryüzündeki herşey yerle bir olacak, yıldızlar silinip dökülecek, güneş körelecektir. O vakte kadar dünya üzerinde yaşamış olan tüm insanlar biraraya toplanacaklar ve bu güne şahit olacaklardır. Bu “son gün” inkarcılar için zorlu bir gündür ve kuşkusuz bu günün sahibi alemlerin Rabbi olan Allah’tır.Kıyamet yaklaşarak gelmektedir. İnsanların çoğunun inancının aksine, kıyamet hiç de uzak değildir. O gün dünya ile birlikte, dünyaya ait olan herşey de yok olacaktır. Hırslar, istekler, kızgınlıklar, beklentiler, şehvet, düşmanlık ve zevkler sona erecektir. Geleceğe yönelik planların bir anlamı kalmayacaktır. Allah’a döndürüleceğini unutan herkes için, o çok sevdiği, sonsuz hayata tercih ettiği dünyanın, tüm o aldatıcı zenginlikleri, güzellikleri ve meşguliyetleriyle sona erdiği gün gelmiştir. İşte o gün, insanlar Allah’ın varlığına kesin bir biçimde şahit olacak, unutmaya çalıştığı ölüm günü ile karşı karşıya kalacaklardır. Artık Allah’ı ve ahiret yaşamını unutarak geçirdiği bu kısa ömür sona ermiştir ve yeni bir başlangıç kendisini beklemektedir. Bu başlangıç, asla son bulmayacak ve asla inkarcılara mutluluk getirmeyecektir. Bu sonsuz yaşamın ilk anından itibaren azap öylesine şiddetlidir ki, bunu yaşayanlar, azabın yerine “ölümü” ve “yokoluşu” isteyeceklerdir. Bu hayatın başlangıcı kıyamet saatidir. Ve kuşkusuz “kıyamet saati yaklaşarak gelmektedir”.Dünya Hayatı Geçicidir ve Ölüm Kesin Bir Gerçektir
