Hasan Dursun – Ahmet Çetinkaya – Ya Rasulallah Hakkında Detaylar
Türk tasavvuf musikisinin naif ve gönle dokunan örneklerinden biri olan Ya Rasulallah, iki güçlü ses olan Hasan Dursun ve Ahmet Cetinkaya’nın duygu yüklü yorumuyla adeta bir kalp yakarışına dönüşmektedir. Bu eser sadece bir ilahi değil; aynı zamanda bir muhabbet, bir özlem ve bir teslimiyet manifestosudur.
Söz – Müzik: Hasan Dursun & Ahmet Çetinkaya
Aranjör/Düzenleme: Ahmet Çetinkaya
Mix&Mastering: Ahmet Çetinkaya
Ya Rasulallah
Ya Habiballah
Güzel mekke yollarinda
Toz olsaydım ayaginda
Bilal gibi ben kapında
Köleyim ya rasulallah
Ya Rasulallah Allah allah
Ya Habiballah
Yetimim sev sen başımı
Yaza çevirsen kısımı
Tebessüm et gözüm yaşımı
Sileeyim ya rasulallah
Ya Rasulallah Allah allah
Ya Habiballah
İlahinin merkezinde Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) duyulan hasret, sevgi ve bağlılık vardır.
“Ya Rasulallah” hitabı, sıradan bir sesleniş değil; kalpten kopan bir nida, ruhun Resûl’e yönelişidir.

Hasret ve özlem: Peygamber sevgisinin kalpte oluşturduğu yanış
Şefaat ümidi: Ahirette Resûlullah’ın (s.a.v.) şefaatine sığınma arzusu
Teslimiyet: Dünya sıkıntılarından kurtuluşu O’nun yolunda arama
Muhabbet: Sevgiyi yalnızca sözle değil, gözyaşıyla ifade etme
Bu yönüyle eser, tasavvufi geleneğin “aşk merkezli” anlatımını güçlü biçimde taşır.
Hasan Dursun’un yumuşak ve içli sesi, ilahinin duygusal derinliğini artırırken; Ahmet Çetinkaya’nın güçlü ve vurgulu yorumu esere heybet ve coşku katmaktadır.
Seslerin birbirini tamamlaması
Nakarat kısmında oluşan manevi coşku
Tekli bölümlerdeki içsel yakarış, birlikte söylenen kısımlarda ise ümmet bilinci
Adeta biri kalbin sükûnetini, diğeri kalbin ateşini temsil eder.
Eser genellikle ağır tempolu ve hüzün tonlu bir makam çizgisinde ilerler. Bu durum, sözlerdeki hasret temasını destekler. Enstrümantal sadelik ise sözlerin ön plana çıkmasını sağlar.
İlahideki tekrarlar (özellikle “Ya Rasulallah” hitabı), zikrî bir etki oluşturur. Dinleyeni sadece işitsel değil, ruhsal bir atmosfere taşır.
Manevi Etkisi
Gözleri yaşartan bir Peygamber sevgisi oluşturur.
Dinleyeni tefekküre davet eder.
Kalpteki sevgiyi tazeler.
Sohbet ortamlarında manevi atmosferi yükseltir.
Özellikle cemaatle dinlendiğinde veya ev ortamında huzurlu bir vakitte açıldığında kalpte derin iz bırakır.
Ya Rasulallah ilahisi, sadece bir müzik eseri değil; Resûlullah’a (s.a.v.) duyulan aşkın melodik bir ifadesidir. Hasan Dursun ve Ahmet Çetinkaya’nın uyumlu düeti, bu aşkı hem sükûnetle hem coşkuyla dinleyiciye ulaştırır.
Bu ilahi, Peygamber sevgisini diri tutmak isteyen herkes için manevi bir nefes gibidir.